Neden Hostellerde Kalmayı Tercih Ediyorum?

Öncelikle şunu belirtmeliyim; Ben bir hostel bağımlısıyım ve 60 yaşına da gelsem hostelde kalmaya devam edeceğim.

Neden bilmiyorum ama Türklerin kafasında hosteller çok korkunç, yıkık dökük, kesinlikle tekin olmayan her an uyandığında soyulmuş olduğunu fark edebileceğin yerler. Arkadaşlar böyle bir şey yok!! Lütfen artık ‘The Hostel’ filmi gibi filmleri izleyip kafanızda kurmayın. Bakın size yalvarıyorum. Hele ki bir solo gezginseniz o zaman kesinlikle ama kesinlikle bir hostelde kalmayı deneyimlemelisiniz. Size söz veriyorum harika anılarla evinize döneceksiniz.

Benim annemle beraber ilk defa hostelde kaldığımda yıl sanırım 2011’di. Portekiz, Lizbon’da güzel bir hostelde kalacaktık. Annemin dediği cümleyi hala unutamam. ‘SAKIN TEYZENLERE SÖYLEME’. O tatilin sonunda annem benden daha çok eğlenmiş ve kesinlikle daha fazla arkadaş edinmişti. Ne zaman kafamı çevirsem, bir köşede yeni birileri ile konuşuyor ve onları evimize davet ediyordu. O gün bugündür ne zaman beraber seyahate çıksak mutlaka ara ara hostellerde kalmaya çalışıyoruz. Ve annem artık hostelde kalmaktan gurur duyuyor, anılarını çevresine anlatıyor.

Hostelleri bu kadar çok sevmemin en büyük nedenlerinden biri, hem bir kadın gezgin hem de bir solo gezgin olarak kendimi çok çok daha güvende hissetmem. Zaman zaman kendimi ödüllendirmek için otellerde kalıyorum. Fark ettim ki otelde kaldığım gecelerde sıkıntıdan uyuyamıyorum.

Ama hostelde öyle mi? Odamdan çıktığım anda herkese laf atabiliyorum, rastgele birine beraber sabah yoga dersine gitmeyi teklif edebiliyorum, ya da 5 dakika öncesine kadını dahi bilmediğim insanlarla kırk yıllık dost gibi dertleşebiliyorum. Sosyal bataryam bittiğinde de yatağıma dönüp, orada başka insanların da olmasının bana verdiği güvenle, mışıl mışıl uyuyorum.

Bir de şöyle bir algı var galiba. Hostellerde sabahlara kadar parti yapıldığını düşünen bir grup var. Böyle hosteller var mı? Var. Mesela Meksika’nın meşhur CHE hostel zinciri ya da Güneydoğu Asya’ya gidenler bilir Mad Monkey hostel.. Her Allah’ın günü 18 yaşındaki İngiliz bebeler partiliyor buralarda. Ama sen buralarda kalmak zorunda mısın? Kesinlikle hayır! Herkes kendine uygun olan hosteli seçebilir.

Ben artık otuzlu yaşlarında bir dijital nomad olduğum için parti hostellerinden kesinlikle uzak duruyorum mesela. Bunun için tek yapmanız gereken Hostelworld ya da Booking gibi sitelerde arama yaparken açıklamalara dikkat etmek. Yorumlardan en azından birkaçını okumak .

Ben bunlara dikkat ettiğim için genellikle benim gibi uzaktan çalışan insanların olduğu, mutlaka bir co-work space’i bulunan, merkezi , interneti iyi çeken, temiz mutfaklı, sessiz olan ama bir yandan da daha sosyal olan hostelleri tercih ediyorum .Hatta genellikle o hostellerde benim aradığım şeyleri arayan insanlar olduğu için farklı hostellerde de aynı kişilerle tekrar tekrar karşılaşabiliyorum.

Hakone Onsen Guesthouse Tsutaya (Japonya)

Bir de dönüp baktığımda görüyorum ki hosteller sayesinde çok güzel aktivitelere katılmışım . Birçok hostele girdiğinizde sizi kara bir tahta karşılar ve orada haftanın ya da o günün programını görebilirsiniz. Ya da bugünlerde check-in sonrası hemen hostelin aktivitelerinin paylaşıldığı, insanların kaynaştığı Whatsapp grubuna katılabilirsiniz. Hatta ve hatta eğer rezervasyonu Hostelworld üzerinden yaptıysanız orada kalan diğer misafirlerin profillerini görebilir, onlarla sohbet edebilirsiniz.

Mesela Meksika’daki Margharita workshopu, Kamboçya’daki pirinç tarlaları arasındaki bisiklet turu, Cusco’daki free salsa class, Malezya’daki çay tarlalarında trekking turu en unutamadığım hostel aktivitelerimden sadece birkaçı.

OneDerz Hostel, Bisiklet Turu (Siem Reap, Kamboçya)

Hosteller benim insanlığa karşı umudumun yeşerdiği yerler. Orada, düşünülenin aksine, insanlar hala iyilik dolu. Guatemala’da 40 derece ateşle yatarken, daha iki gün önce tanıştığım kızların bana her gün yemek ve ilaç getirdiğini hiç unutamam mesela. Ya da hostelde ders anlatırken bir yabancının ‘boğazların yorulmuş olmalı’ diyerek bıraktığı o sıcacık lavanta çayını. Bu bağları hiçbir otelde bulamazsınız. Ben hostellerde güzel insanlar tanıyıp, anılar biriktirdim . Belki bir gün sen de önyargıları bir kenara atıp, hostellerin renkli dünyasında aramıza katılırsın.

Leave a comment

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close