Ben Kimim?

Selam! Ben Sibel. Ben hem bir dijital göçebeyim hem de solo kadın bir gezginim. Bugüne kadar çok macera biriktirdim ve bunları sizlerle paylaşmaya karar verdiğim için çok heyecanlıyım. Blog fikri her zaman aklımda vardı ama bunu gerçekleştirmek yaklaşık 33 yılımı aldı. Blogun adını da ‘Sin Cilantro’ koymaya karar verdim. ‘Ne alaka?’ diyebilirsiniz ama ‘Sin Cilantro’ Türkçede ‘kişnişsiz’ demek. Ve çok gezenler bilir ki kişniş Türklerin en büyük düşmanıdır.. Valla bu yabancıların kişniş sevdası nedir biri bana açıklayabilir mi? Normalde çok yemek de seçmem ama kişniş harbiden berbat bir şey.

Ben seyahat etmeye çok küçük yaşlarda ailemle başladım. O zamanlar ETS, Pronto gibi turlarla oradan oraya sürükleniyordum. Bir doksanlar çocuğu olarak, o yaşta o kadar çok gezebildiğim için aslında çok şanslı olduğumun farkındayım. Ama büyüdükten sonra bir daha asla tura katılmamaya ant içtim.

Kırılma Noktası: Peru (2013)

Her zaman seyahat etmeyi çok seviyordum ama sanırım her şeyin kırılma noktası 2013’te tasımı tarağımı toplayıp bir yıllığına Peru’ya gitmemle başladı. Lima’da, belki de Lima’nın en tehlikeli mahallelerinden birinde İngilizce öğretmenliği yaptım. O günden sonra bir daha Latin Amerikadan kopamadım. Geri dönmek için hep kendime yeni projeler yarattım. Kısa bir süre Küba’da rehberlik, Kolombiya’da kütüphanelerde gönüllülük yaptım. Bunlardan ileride daha detaylı bahsederim..

Gerçi Peru’dan döndükten sonra 7 senemi bir üniversitede akademisyenliğe adadım ama neyse ki 7 senenin sonunda aklım başıma geldi de ‘Ben ne yapıyorum ya?’ dedim ve işimi bıraktım. Böyle çok kolaymış gibi anlattığıma da bakmayın. Ben çok garanticiyim arkadaşlar işi öyle bir günde bırakamadım. Ne zaman ki sadece online olarak para kazanabileceğimden emin oldum ancak o zaman istifamı verebildim. İşte o gün bugündür de bir dijital göçebeyim.

Geçen aylarda 50. ülkeme ayak bastım. EVET ELLİ! Bu sürede çok daha fazla ülke gezebilirdim ama seyahat benim için hiçbir zaman oradan oraya koşturmak, ülke skoru peşinde koşturmak olmadı. Her yeri sindire sindire, çoğu zaman gittiğim yerlerde en az 1 ay kalarak, yeni insanlarla tanışarak, hakkını vererek gezdim. Muhtemelen yakın zamanda gene bu sayıyı çok arttıramam çünkü ayrıca ben iflah olmaz bir Meksika aşığıyım ve dönüp dolaşıp Meksika bileti alıyor, Meksika hayalleri ile yaşıyorum.

Ben bu süreçte çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Bu blogda gitmeniz gereken restoranlar listesi, konaklayabileceğiniz pahalı oteller olmayacak. Ben daha çok kendi öğrendiklerimi, önerilerimi, zaman zaman maceralarımı, tek seyahat etmeyi, bir kadın olarak gezmeyi ve de seyahatlerinizi kolaylaştıracak ufak ipuçlarını paylaşacağım. Umarım bu yolculukta siz de bana eşlik edersiniz..

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close